4 Şubat 2019 Pazartesi

Avcı Kebabı Tarifi

Avcı Kebabı;

Osmanlı saray mutfağında son dönemlerde padişah sofralarında, saray ağalarına verilen önemli ziyafetlerde yemek menüsünde yer almıştır. İlerleyen zamanlarda ise Osmanlı ve Türk Mutfağı, Geleneksel Türk Mutfağı, Yöresel Yemekler, Yöresel Mutfaklar da tencere yemekleri arasında beğeni kazanmıştır.

Avcı Kebabı Kullanılan Malzemeler

*    500 gram kuzu kuşbaşı
*    1 adet soğan
*    3 adet domates
*    2 adet havuç
*    1 su bardağı bezelye
*    3 yemek kaşığı sıvıyağ
*    2 adet patates
*    2–3 adet defne yaprağı
*    1 yemek kaşığı domates salcası
*    Tuz-karabiber

Avcı Kebabı Hazırlanış Tarifi

Tencereye yağı ve etleri koyup kavurun.
Etler suyunu çekmeye başlayınca yemeklik doğradığınız soğanı, iri parçalar halinde böldüğünüz havuç ve patatesi, domates ve bezelyeyi ekleyin.
Domates salçasını, tuz, karabiber ve defne yaprağını ilave edin.
2.5 su bardağı sıcak su ekleyip sebzeler yumuşayıncaya kadar pişirin.

Türk Aşçı Haberleri Olarak;
Sizler için hazırlamış olduğumuz bu nefis ve lezzetli yemek tariflerini denediğinizde sayfanın en altında bulunan yorumlar bölümüne düşüncelerinizi yazarak bizimle paylaşmanızı ümit ederiz…

Evliya Çelebinin Ve Yabancı Seyyahların Kayıtlarında Osmanlıda Saray Mutfağında “Kebab” Hakkında Bazı Dipnotlar;
Domuz eti dışında birçok et çeşidini yediği görülür:
Sudan'da deve etini yediği gibi zürafa etini de dener. Ev sahibinin sunduğu zürafa kebabını "inşallah helal"dir temennisiyle yiyip çok beğenir.

Kırım'da avladıkları "fil kadar" yaban mandasının kebabı [VII 2-3] ve Defterzade Mehmed Paşa'nın hizmetindeyken avlanan keklik, turaç, sülün gibi kuşlar ve ahu kebabları da yediği etler arasında sayılabilir [II 190].

İstanbul'un bozahanelerinde sunulan sakatat çeşitleri [I 247], Rum balık aşçılarının pişirdikleri deniz ürünleri ve perhiz sırasında pişirdikleri çeşitli etsiz sebze yemekleri, Şam'ın kahvehanelerinde satılan çay, salep, süt, palude gibi içecekleri Muhteşem bir mutfak teşkilatıyla seyahat eden ve büyük bir gurme olan Defterdarzade Mehmed Paşa'nın aşçılarıyla ilgili anlatılanlar, saray çevresi mutfağının üstün niteliğini yansıtıyor.

Eldiven takmak mecburiyetinde olan bu aşçıların her biri ayrı bir konuda uzmandır: hamurcu, kebapçı, köfte kebapçı, yahnici, tatlıcı, çorbacı, dolmacı ve kıymacı. Yeni ve lezzetli bir yemek icad eden aşçılar da ödüllendiriliyor, giysisi, eli veya tırnağı kirli bulunanlar iki yüz kızılcık değneği yiyordu.

Dolmacı ve kıymacı ve köfte kebabcıların kullandıkları etlere sinek konmaması için sık balık ağından özel çadırlarda saklanıyordu. Evliya, Defterdarzade Mehmed Paşa'nın mutfağında pişen nefis yemekler için "bir vüzera sofrasında görmedim" diyor [II 190-191].

Defterdarzade Mehmed Paşa'nın sofrasında, Osmanlı mutfağının temel yemeklerinden olan dolma ve baklava gibi hamurişleri yer alırken, Bitlis Hanı'nın Melek Ahmed Paşa'ya verdiği ziyafette bu yemeklerin olmaması ve sunulan pilavların çokluğu, İran mutfağının etkisini gösteriyor. Onaltı çeşit pilav, birçok çorba ve kebablardan sonra, birçok sıcak içecek ve en son çeşitli reçel ve murabbalar sunulmuştu [IV 76].

Kazanılan savaşlardan sonra askerlere ziyafet vermek gelenekti. Evliya Çelebi, İstanbul fethinden sonra verilen ziyafet sırasında, Fatih Sultan Mehmed'in çaşnigirbaşı gibi kemerine peştemal takarak askerlerine üç gün üç gece hizmet ettiğini anlatıyor [I 44].

Lehistan'a karşı yapılan savaştan sonra Melek Ahmed Paşa, Tatar askerleri memleketlerine dönmeden önce onlara koyun kebabı, pilav, zerde, çorba, yahni ve ekmekten oluşan bir yağma ziyafeti vermiş [V 87]. Altı bin sahan içinde çayıra konulan yemeklere hücum eden askerler, tıkabasa karınlarını doyurduktan sonra kalpaklarına da yemek doldurup götürmüşler.

Evliya Çelebi ve arkadaşları kışın Kırım'da yolculuk yaparken, Azak'tan aldıkları söğüş koyun eti ve ekmek soğuktan donunca yaban donbayı avlamışlar. Fakat Kalmuklar'dan korktuklarından ateş yakıp donbayı pişirdikten sonra geceye kadar beklemek zorunda kalmışlar [VII 2 -3].

Bursa yaylalarında daha şanslıydılar. Sobran' da ağla avladıkları alabalıkları tereyağında pişirmekten başka, yörüklerin hediye ettikleri koyunları kebab yaptılar; Bakacak'ta keklik, balık ve kuzu kebabı yediler [II 20-21].

Meftune Tarifi

Meftune Kullanılan Malzemeler

*   1 Kg Kuzu Koldan Kuşbaşı
*   1 Kg Patlıcan
*   2 Adet Domates
*   4-5 Adet Sivribiber
*   1 Baş Sarmısak
*   1 Yemek Kaşığı Sumak
*   2 Yemek Kaşığı Tereyağ
*   2 Su Bardağı Sıcak Su
*   Tuz
*   Karabiber

Türk Mutfağı'nın Önde gelen Et Yemeklerinden Meftune Yapılışı

Patlıcanları alaca soyarak kuşbaşı doğrayın.
Tuzlu suda acısını çıkarın.
1 su bardağı sıcak su içine 1 tatlı kaşığı sumağı karıştırın, 10 dakika bekletin.
Sarımsakları dövün ve sumaklı suyun içine ekleyin.
Domateslerin kabuklarını soyun ve irice küpler halinde doğrayın.
Yıkadığınız kuşbaşı etleri geniş bir tencereye (pilav tenceresi gibi) yerleştirin.
Etlerin üzerine kuşbaşı doğranmış patlıcanları, domatesleri ve yeşil biberleri ekleyin.
Sumaklı suyu ve 1 su bardağı sıcak suyu tencereye ekleyin.
Tereyağı küçük parçalara bölerek etlerin arasına yerleştirin.
Tuz ve karabiberi ekleyin.
Kısık ateşte, etler iyice yumuşayıncaya kadar pişirin (yaklaşık 1.5 saat kadar).
Geriye kalan sumaklı suyu etlerin üzerine dökerek servis edin.

Türk Aşçı Haberleri Olarak;
Sizler için hazırlamış olduğumuz bu nefis ve lezzetli yemek tariflerini denediğinizde sayfanın en altında bulunan yorumlar bölümüne düşüncelerinizi yazarak bizimle paylaşmanızı ümit ederiz…